|
Ekrem AKAR
BAYRAMLIK
Bu bayram bize gelmedi. Gabar dağının ufkuna doğmaz artık güneş. Çatladı alnı gecenin, derin, kutsi uykusuna yattı şehitlerim.
Peki, baylar, siz, sizler rahat uyuyabiliyor musunuz? Şehidimin yavrusunun bayramlık şekerini kim alacak şimdi. Selam durmuş babasının başında küçücük elleriyle, iç dağlayan bir duruş bu, toprağına dikmiş gözlerini babasının, kutsal toprağına, Gabar'ı yıkar bu bakış yerle bir eder, dize getirir, ayakaltına alır hainin kahpe yüzünü.
Yürek dayanır mı sanırsınız bu acıya, kanunmuş, yasaymış, tezkereymiş koynumuza sokulan yılan tanır mı zannediyorsunuz bunları. Baylar vatan evladım gidiyor? Şahsi menfaatlerinizi müstevlilerin siyasi emelleri ile tevhid etmeyi bırakın artık, dün bir avuç çapulcu dediğiniz vatan haini ile aynı çatı altındasınız şimdi. Farkında değil misiniz? Farkındasınız da bu ölü toprağını kim serpti üzerinize, yoksa sizin de hamurunuzda mı var?
Gazetelere kardeşlik mesajları gönderenler, demokratiklik, hak arama naraları atanlar ne kadar samimiler hiç düşündünüz mü? Ne hakkı? İşte aldılar. Başköşesindeler Cumhuriyetin artık. Şerefsizlikleriyle en şerefli yerinde oturuyorlar ülkemin. Daha ne istiyorlar. Halen ne istediklerini göremiyorsanız baylar size körsünüz diyeceğim. Siz gül dağıtmaya devam edin onlara, onları da kucaklayın.
Ateş nasıl yakar bilir misiniz siz? Hep derler düştüğü yeri yakar diye? Yüreğimiz yanıyor bugün bizim. Düğüne bayrama devam edin siz. Almadım, alamadım üzerime bu bayramda hiçbir şey sokağa da çıkmayacağım hiç. Yüzüne nasıl bakarım bu gökyüzünün, hesap sormaz mı benden bu tarih nasıl kıydırdın vatan evladını diye. Rahat, rahat nasıl yedin içtin, bayram yaptın diye.
Kuru birkaç söz, kınıyoruz, üzgünüz, yetiyor mu bu? Bir sürü yazdınız, çizdiniz konuştunuz da ne oldu şimdiye kadar, ne yapıyorsunuz, çakal beslemeğe devam ettiniz bugüne kadar şimdi çakal size döndü, artık etekleriniz tutuştu, kaybedeceğim korkusuyla sağa sola koşuşturmaya başladınız. Aziz milletim her şeyin farkında. Ancak basireti bağlanmış sanki. Bağlamışsınız, kanına girmişsiniz!
Ülkemin siyasileri her köşesi cennet, vatanımın toprağı size de sarmayacak mı? günü gelince. Nasıl hesap vereceksiniz o zaman. Bu kanların hesabını kimden soracak Yaratan. Bugün rahatınızı düşünün, koltuğunuza sarılın. Kaç taneniz gördü acaba Cudi'yi , Gabar'ı , Kato'yu vatan toprağı değil mi? oralar. Bir zirve toplantınızı da orda yapın bakalım. Ülkenin asıl zirveleri O dağlar.
Yüzyıllardır Türkmen şehri olan Süleymaniye havaalanına inin bakalım ülkemin güzide siyasetçileri, sizi kimler karşılayacak. Orda kurulmuş olan devlet hangisi. Bir gözleri sınırımız da kendi kendilerine harita üzerinde oynuyorlar. Unutuyorlar bin yıldır bu topraklar da kimin olduğunu.
Bu ülkeyi Sevr'den beri kağıt üzerinde götürmeğe çalıştılar. Halen kağıt üzerinde oynuyorlar kuklaları da dağlarda. Demokrasi lafı ağızlarından hiç düşmüyor. Biz biliyoruz onların demokrasi anlayışlarını. Ortadoğu'ya özgürlük getiriyoruz diyenler bölgeyi kan gölüne çevirenlerdir. Bu gün itidal çağrısı yapanlar ise neyi hesaplıyor acaba, etrafımız çevrilmiş baylar. Otuz bin şehitten sonra nasıl itidalli olalım. Bunlar bizi bir bataklığa çekmek istiyorlarsa bin yıllık devlet geleneği olan bir millet için oyunlarını bozmak zor olmasa gerek. Adamsanız, devlet adamı iseniz hem siyasi, yeri geldiğinde hem de askeri gücünüzü kullanmak size yakışır. Ama zamanında. Geç kalmadan daha çok canımız yanmadan.
Durup düşünüyoruz bir an aklımızı toparlayıp. Biz bu şehitleri neden veriyoruz. Ne istiyorlar bizden. Bayram sevincimizi neden boğazımıza düğümlediler. Soruların cevapları açık baylar !!!
Bayram Ola!
Muhabbet ve saygılarımızla… |