Ana Sayfa
Hakkmzda Dernek Tz Ynetim Resimlerimiz E yelik letiim
 Bu yazı 380 Defa Okunmuştur
   
 
 Ahmet Gökhan DEMİR
-
ahmetgokhandemir@egitim2023.org
 01.11.2009 17:13:14
AİLE                 
Zorlaşan hayat şartlarının ve ağırlaşan zaruri ihtiyaçların kıskacında insanoğlu evladını ihmal ediyor. Bizler geçmişin günümüze emaneti, çocuklarımız ise yarınlarımızdan, istikbalimizden bize emanet. Eğer emanete sahip çıkmazsak gelecekte hesabını veremeyeceğimiz toplumsal değişimlere şahit olabiliriz. Toplumsal afetler doğal afetlerden daha can yakıcıdır. Buna rağmen fark edilmeleri zaman alır. Çocuk yaşadığı toplumun aynasıdır. Çevresinden etkilenme eğiliminde olan, alıcıları açık bir fert olarak çocuk; sosyolojik bir difüzyon (maddelerin çok yoğun ortamdan az yoğun ortama göçü) yaşar. Kimyasal açıdan difüzyon, maddenin bütün hallerinde farklı hızda ve özellikte görüldüğü gibi; bilgi ve tecrübeleri itibari ile daha az yoğunlukta olan çocuk her an çevresinden gelen uyarıcıların etkisi altındadır. Bilgiyi işleme kuramına göre öğrenme, bireyin duyu organları yolu ile çevreden gelen uyarıcıları alması ile başlar. Sistem yaklaşımına göre bu alış, dikkat ve algı süreçleri döngüsünün tamamlanması ve öğrenmenin oluşmasında anahtar rol üstlenir. Kısa süreli dahi olsa belleğin olumsuz davranışların uğrak yeri olmaması veya bunlara karşı bilinç bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi olumsuz davranışların engellenmesinde önemlidir. Çocuğun zaman içerisinde karşılaşması muhtemel problemlerini ailede çözüp, şuuraltında tesirsiz hale getirmek gerekir. Öğrenme bir ihtiyaçtır. Bireyin öğrenme isteği doyurulmaz ise başka şeyler öğrenerek bu öğrenme ihtiyacını giderir. Çevreden gelen uyarıların taarruzu altında kalan günümüz insanının özellikle 0?6 yaş döneminde şuuraltının kirlenmemesi ve doğru beslenmesi için aileden başlayan öğrenme çevresinin düzenlenmesi gerekir. Öğrenmenin anne karnında başladığı dikkate alınırsa anne çocuk hakkında en çok bilgi sahibi öğretmen olarak önemli bir rol üstlenir. Nesnelere olay ve olgulara farklı anlamların yüklenmesi kavram kargaşasına sebep olmakta ve aslında insanlar farklı ifadeler ile tartışırken aynı kavramı savunmaktadır. Toplumsal kaosun ortadan kalkması, iletişimi sağlam bir toplumun oluşması için yaşamdaki kavramların işlevleri ile birlikte ?ne?, ?neden?, ?nasıl? sorularına tam cevap verilerek öğretilmesi gerekir. Anne-baba olmak isteyen herkes, belli bir seviyede psikoloji, pedagoji ya da en azından toplumun temel dinamiklerinden doğan prensiplerini bilmeli. Kültürel ve ruhsal açıdan eğitimli anne ve baba sadece çocuklarına değil bir model olarak topluma örnek olarak aileyi toplumu mayalayacak bir okula dönüştürmelidir. Anne ve babalara yukarıda ifade edilen fikirler doğrultusunda çocuk yetiştirme konusunda faydalı olabilecek tavsiyeler aşağıda ifade edilmiştir. Adalet duygusu kazandırma: Bir model olarak adalet duygusunu geliştirme. Ebeveyn adil davranarak başta kardeşler arasında olmak üzere insanın doğasında var olan kıskançlık duygusunun ateşlenmesini önlemeli ve şuuraltında anne-babaya veya kardeşler arasında öfkeye sebebiyet vermemeli. Hemen her hadise insanda az ya da çok tesirler bırakır. İnsan boş bir bardak iken yaşam o bardağa dolan damlalardır. Çoğu zaman bardağı taşıran damla bardağın dolmasında en az etkili olan damladır. Farklı olaylarla yaşanan olayların etkisi ortaya çıkar. Davranışçı bir bakış açısı sebep sonuç ilişkisini açıklamada yeterli olmayabilir. Muhatap olma: Bir birey olarak ailenin ve toplumun bir parçası olduğunu çocuğa hissettirme. Bir insana verilecek en büyük ceza onu yok sayma, ciddiye almamadır. Çünkü ciddiye almama varlığı inkârdır. Bedenen var olan bireyin algıda yok sayılması kadar kötü bir ceza yoktur. Güven duygusu: Güven duygusu olmayan birey hayata kuşku ile bakar. İyi ile kötüyü ayıramaz. Çocuğa kime, ne kadar güvenmesi gerektiği öğretilmedir. Aksi halde insan kocaman dünyayı karşısına alır, hayata bir rakip nazarı ile bakar ve hayatı yok edilmesi gereken bir problemler yumağı olarak görür. Böylece her şeye kuşku ile baktıran paranoyanın ortaya çıkmasına sebep olur. Seviyeye uygun davranma: Onların anlayacağı dili kullanma, somut kavramlar ile soyut kavramları açıklama, basamaklayarak öğretme, anlama ve anladığını daha sonraki öğrenmelere transfer etmede önemlidir. Çocuğun minik dünyasına inmeden onun bildiği kavramları zihninde nasıl resmettiğini dikkate almadan bir bilinmeyeni başka bir bilinmeyen ile izah ederek ona bir şeyi öğretmek imkânsızdır. (Bir mülakat sırasında yabancı bir bayanın ?Bacanak ne demek?? sorusuna ?baldızın kocası? cevabı verilmişti.) Ortam hazırlama: Kazandırılmak istenen mesajın mahiyetine göre ortamdaki tüm bileşenleri bir araya getirerek sadece tek bir kanalın kullanılması yerine aynı mesajı farklı iletişim kanalları kullanarak çocuğa sunma önemlidir. Ortam bileşenleri derken; sevginin, güvenin ve saygının hâkim olduğu, maddi açıdan asgari ihtiyaçların karşılandığı sıcak bir yuva kastedilmektedir. Dengeli ve tutarlı olma: Şefkat ve otoritenin dengeli olması gerekir. Aynı şekilde ceza ve mükâfatın da davranışın nevine ve ağırlığına göre verilmesi, çocuğun hangi davranışın kötü, hangisinin iyi veya daha iyi olduğunu anlamasına yardımcı olur. Çocuğun herhangi davranışına anne ve/veya babanın hem kendi içinde hem de aile içinde tutarlı karşılık vermesi gerekir.


                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                
        

                                                                                                          
                                                                                
Korkut Reis Mh. Lale Sok. Menekşe işhanı No: 15/2 Sıhhiye/ANKARA
Tel-Belgegeer: 0312 229 93 39